Süleyman KUŞ SARUHANLI MANİSA

 
İletişim formu
magazin magazin
sosyalsite
ANA SAYFA
ETKİNLİKLER
OYUN OYNA
6.SINIF DENEY
6.SINIF VİDEO
6. SINIF KONU
7. SINIF 900 SORU SBS
7.SINIF KONU
8 SINIF KONU
=> Kimyasal Bağlar
=> KİMYASAL TEPKİMELER
=> Madde,ve enerji
=> Tepkimelerde Isı Alış Verişi
=> ASİTLER, BAZLAR VE TUZLAR
=> CANLILAR İÇİN MADDE VE ENERJİ
=> 3.AYNI HÜCRELERİ OLUŞTURAN BÖLÜNME: MİTOZ
=> GÜNEŞ ENERJİSİNİ CANLILAR NASIL KULLANIR?
=> Canlılar hücrelerinde kullanabileceği enerjiyi (ATP) nereden sağlar?
=> HÜCRE İÇİNDE ÇOK ATOMLU, YÜKSEK ENERJİLİ MOLEKÜLLERİN ENERJİLERİ NASIL AÇIĞA ÇIKAR?
=> A. HÜCREDE YAPI VE CANLILIK OLAYLARININ YÖNETİMİ NASIL SAĞLANIR?
=> B. DÜNYADA BENZERSİZ OLDUĞUNUZU BİLİYOR MUSUNUZ?
=> MAYOZ BÖLÜNME
=> 5.CANLININ KENDİNE BENZER CANLILAR OLUŞTURABİLMESİ
=> b. EŞEYLİ ÜREME
=> A. TÜRÜN DEVAMLILIĞINI SAĞLAYAN CANLILIK OLAYI (ÜREME)
=> 8--HÜCRE BÖLÜNMESİ VE KALITIM
=> PERYODİK SİSTEM
=> KİMYASAL BAĞLAR
=> KİMYASAL TEPKİMELER2
=> ASİTLER BAZLAR VE TUZLAR
=> 8--SES VE ÖZELLİKLERİ
=> MADDENİN HALLERİ
=> ISI VE SICAKLIK
=> BEİN ZİNCİRİ
=> MADDE DÖNGÜSÜ
=> GERİ DÖNÜŞÜM
=> -YENİLENEBİLİR ENERJİ
8. sınıf fen ve teknoloji
8.SINIF VİDEO
7.SINIF VİDEO
ÇIKMIŞ SORULAR
MATEMATİK 6.7.8.
BİLGİN OLSUN
BAŞARINI TESTLERLE ÖLÇ
LİSE DERSLERİ
4.sınıf fen ve teknoloji
5.sınıf fen ve teknoloji
7.SINIF DENEY
mum grafiği
 

MADDE DÖNGÜSÜ

SU,AZOT VE KARBON SÜREKLİ TABİATTA DÖNER.

 

 
 

Suyun dünyanın etrafında, içinde, üzerinde sürekli sıvı halden buhar ve buza dönüşerek nasıl devrolduğuna aşina olabilirsiniz. Suyun devrini tasavvur etmenin bir yolu, bir damla suyu yolunda hareket ederken takip etmektir. Bu hikâyeye, dönüşümün herhangi bir yerinden başlayabiliriz. Ancak başlamak için en iyi yer dünyanın suyunun büyük bir bölümü orada olduğu için okyanustur. Eğer damlacık okyanusta kalmak isterse, denizin üzerinde güneşleniyor olmalıydı. Güneşteki ısı onu buldu, ısıttı ve onu su buharına dönüştürdü. O, minik damlacıklar halinde havaya yükseldi, kuvvetli rüzgârlar onu kapana kadar ve onu yüzlerce mil yerden yükseltene kadar gitti. Orada, ısınmış yeryüzünden gelen sıcak hava akımları artık buhar olan damlacıkları daha da yükseklere çıkardı, orada hava soğudu. Buhar soğuyunca tekrar sıvı oldu (sıkışma). Yeterince soğuk olsaydı, minik buz kristallerine dönerdi. Buhar küçük toz, duman ve tuz kristal parçacıklarının üzerinde sıkışır ve bulutun bir parçasını oluşturur.
Bir zaman sonra damlamız diğer damlalarla daha büyük bir damla oluşturmak için birleşti ve çökelti olarak dünyaya düştü. Dünyanın yerçekimi onun yüzeye düşmesine yardım etti. Bir kez düşmeye başlayınca su damlacıklarının gidecek birçok yeri vardır. Belki bir ağacın yaprağına konar ki, bu durumda belki buharlaşır ve yeniden bulutlara doğru yola çıkar. Eğer bir yaprağı ıskalarsa yine de gidecek birçok yeri vardır. Damla, düz bir tarlada bir parça kurumuş tozun üzerine inebilir. Bu durumda, yeraltı suyu olarak yolculuğuna başlamak üzere yere batabilir. Damla, yeraltı suyu olarak aşağıya doğru yolculuğa devam edecektir fakat yolculuk damla yerin üstüne tekrar yolunu bulana kadar binlerce yıl alarak bitebilir. Sonra yine, yerden bir kuyu kanalıyla damla pompalanır ve ürünlere sıkılır, orada ya buharlaşır, yerden bir çaya akar ya da tekrar yeraltına gider. Ya da kuyu suyu bir bebeğin biberonunda son bulur veya bir kedi veya köpeği yıkamak için yollanır. Buralardan yeniden havaya döner. Kanalizasyonlardan nehirlere gider ve sonunda okyanuslara varır ve yeniden yeraltına gider.
Ancak damlalarımız yeryüzü aşığı olabilir. Birçok çökelti dünya yüzeyinde, yeryüzü sularının bir parçası olmak için kalır. Eğer damla bir bir banliyö bölgesine düşerse, evinizin çatısına çarpabilir, oluktan akabilir, araba yolunuzdan kaldırım kenarına akabilir. Bir köpek ya da sincap onu kucaklamazsa kaldırım kenarından lağıma gidebilir ve küçük bir çayda son bulur. Çayın büyük bir nehre akma ihtimali büyüktür ve damla okyanusa doğru yolculuğuna tekrar başlar. Hiç kimse karışmazsa, yolculuk hızlı olacaktır okyanusa veya buharlaşmanın yer alacağı bir göle. Fakat, her şey için suya ihtiyacı olan 250 milyondan fazla insanın olduğunu düşünürsek damlamızın yakalanma ihtimalı yada denize ulaşmadan önce kullanılma ihtimali yüksektir.
Yeryüzü sularının birçoğu sulama için kullanılır. Hatta daha fazlası güç üretimi tarafından elektrik aletlerini soğutmak için kullanılır. Oradan soğutma kulesine buharlaşma için gidebilir. Atmosfere su buharı olarak çabuk bir yolculuktan bahsedin... Bu o işte. Ama belki bir şehir su damlasını nehirden bir su deposuna pompalamıştır. Oradan size tabaklarınızı yıkamada yardım eder, ateşle savaşmanıza, domatesleri sulamanıza ya da sifonu çekmenize yarar. Belki yerel çelik fabrikası damlayı kapar ya da damla şık bir restoranın yerlerini paspaslamaya yarar. Olasılıklar sonsuzdur... Ama damlacık için fark etmez çünkü eninde sonunda yine çevreye ulaşacaktır. Oradan tekrar dönüşümüne, bulutlara girip çıkmaya devam eder. Bu kez belki de su bardağınızda son bulur.

AZOT ÇEVRİMİ

AZOT ÇEVRİMİDoğada azotun bulunma biçimlerinin sürekliliğinin sağlandığı süreç. Bu süreç hava, toprak, bitkiler ve hayvanlar arasındaki azot alış verişiyle sağlanır. Azot çevriminde bir dizi azot dönüşümü olur. Sırası değişmekle birlikte serbest azotla başlayan bu dizi, azot bağlanması, azot dönüşümü, azot özümsenmesi ve amonyaklaşma, nitratlaşma ve nitrat bozunması evrelerini içerir.

Havadaki serbest azot şimşek, yıldırım ve yağışlarla toprağa geçer. Ancak havadaki serbest azotun büyük miktarını bazı bakteriler, bazı bitki kökleriyle mavi ve yeşil algler toprağa bağlar. Azot bağlanması sürecinde serbest azot nitratlara ve amonyağa dönüşür. Bunlar yeşil algler ve bitkiler tarafından özümsenir. Topraktan bitkilere geçen azot, besin zinciri yoluyla hayvanlara geçer. Yani, bu bitkileri yiyen hayvanların bedenlerinde bu azot bileşikleri doku bileşiklerine dönüşür. Bütün canlıların hücrelerinde bulunan ve genetik yapının temelini oluşturan DNA’nın bileşenlerinden biri azottur. Canlılığın sürmesini sağlayan bu azotlu bileşikler, canlıların atıkları ya da kalıntılarıyla yeniden toprağa geçer. Azotlu bileşikler, ayrıştırıcı bakteriler tarafından parçalanarak amonyağa dönüşür. Havasız ya da oksijensiz ortamda gerçekleşen amonyaklaşma sürecini nitratlama izler. Nitratlayıcı bakteriler tarafından topraktaki amonyak bitkilerin özümseyebileceği nitrat bileşiklerine dönüştürülür. Topraktaki, nitrat bozucu bakteriler kendi organizmaları için kullandıkları nitratlı bileşiklerden azotu serbest bırakırlar. Bu süreç sonunda açığa çıkan serbest azot yeniden havaya döner. Böylece çevrim tamamlanır. Bu çevrim süreklidir.

KARBON  DÖNGÜSÜ

 

   Karbon,canlıların yapısında bulunan başlıca maddelerden biridir.Yaşam,hücrelerdeki büyük moleküllerin varlığına bağlıdır.Büyük moleküllerin yapısında mutlaka karbon maddesi vardır.

Karbonsuz hayat düşünülemez.Karbon; suda,havada,kayaların ve canlıların yapısında bulunur.

Karbon atmosfer,bitkiler ve hayvanlar arasında devamlı bir çevrim halindedir.

       Havadaki karbondioksit,bitkiler tarafından alınarak fotosentezde besin üretilirken kullanılır.Böylece karbon organik maddelerin yapısına katılır.Bitkiler solunum yaparken havadan aldıkları karbondioksitin bir kısmını geri verirler.Fakat fotosentezde kullanılan karbondioksit solunumda dışarıya verilenden çok fazladır.

Otçul hayvanlar bitkilerle beslenirken karbonu kendi vücutlarına katarlar.Hayvanlar solunum yaparken havaya karbondioksit vererek,bitkilerden aldıkları karbonun bir kısmını havaya geri verirler.

            Görülüyor ki;karbonun doğal çevriminde en önemli olay fotosentezdir.Fotosentez ancak yeşil bitkiler tarafından başırılır.Bir çevrede fotosentez yapan bitkilerin azalması,orada havadaki karbondioksit miktarının artmasına,diğer gazların oranının azalmasına neden olur.Havada karbondioksit artarsa   asit yağmurları ve oksijen azlığı ortaya çıkar.Bu durum hayvanlara  zarar verir.Karbondioksit atmosferde biriktikçe güneş ışınlarını tutarak sıcaklık artışına neden olabilir.Sıcaklığın birkaç derecelik artışı tüm iklim ve ekolojik dengeleri alt üst edebilir.

         Amazon Ormanları Dünyamızın karbondioksit süzüp oksijen üreten fabrikalardır.Tarım alanları açmak veya yerleşim alanları elde etmek amacıyla bu ormanlar hızla edilmektedir.Bu gidişe “dur” denmezse tüm dünya bundan zarar görecektir.

         Dünyamızdaki tüm bitkilerin belli bir karbondioksit tüketme kapasitesi vardır.Aşırı yakıt tüketerek atmosfere fazlaca karbondioksit vermek atmosferdeki karbondioksit miktarının artmasına neden olur. 


Bugün 107158 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
süleyman kuş saruhanlı manisa